(TBMM) – CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Türkiye’de Anayasa’da yazılı olan düzen maalesef değişti. Siyaset bilimine göre bu düzenin adı seçimli otokrasi ve şimdi de buna uygun adımlar atılıyor, buna uygun uygulamalar yapılıyor. Nedir bu adımlar? Seçim olsun ama hep Adalet ve Kalkınma Partisi ve lideri kazansın, başka bir seçenek olmasın. Tam da buna uygun bir dönemdeyiz ve Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği karar da bunu işaret ediyor.” dedi.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da alkolle ilgili düzenlemeler ile yapı kooperatiflerinin tarım arazileri üzerinde mülkiyet ve sınırlı ayni hak edinmelerinin yasaklanmasına ilişkin düzenlemeler içeren “Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Çeltik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin görüşmelerine başlanması bekleniyor.
Kanun teklifi görüşmelerine geçilmeden önce siyasi partilerin grup önerileri görüşüldü. İYİ Parti’nin önerisi üzerine CHP Grubu adına söz alan Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’deki siyasi rejime ve CHP’ye ilişkin yargı süreçlerine dair değerlendirmelerde bulundu.
“ANAYASAL DÜZEN DEĞİŞTİ” UYARISI
Tanrıkulu, “Türkiye’de Anayasa’da yazılı olan düzen maalesef değişti. Siyaset bilimine göre bu düzenin adı seçimli otokrasi ve şimdi de buna uygun adımlar atılıyor, buna uygun uygulamalar yapılıyor. Nedir bu adımlar? Seçim olsun ama hep Adalet ve Kalkınma Partisi ve lideri kazansın, başka bir seçenek olmasın. Tam da buna uygun bir dönemdeyiz ve Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği karar da bunu işaret ediyor” dedi.
“SİYASİ PARTİLER, DEMOKRATİK YAŞAMIN VAZGEÇİLMEZ UNSURUDUR”
Otokrasilerde siyasal iktidarın bir kişi ya da grubun elinde toplandığını belirten Tanrıkulu, Meclis’in etkisizleştirildiğini, yargının bağımsız ve tarafsız olmadığını, denge ve denetleme mekanizmalarının ortadan kaldırıldığını savundu. Tanrıkulu, şöyle konuştu:
“Bu karar bunun eseri. Neden? Bakın, 2023 seçimlerinde iktidarın bu sandık yoluyla değişebileceği anlaşıldı; en azından 2’nci tura kaldı, 1 puan, 2 puan farkla Adalet ve Kalkınma Partisi ve lideri kazandı. Manipülasyon, işte hukuka aykırı iletişim falan filan… Ama 31 Mart 2024 seçimlerinde ise mutlak bir yenilgi aldı Adalet ve Kalkınma Partisi. Önümüzde seçimler var, o seçimlerin seçim gününe bırakılmadan garanti altına alınması lazım seçimli otokrasilerde. O da nedir? Ya, adayları devre dışı bırakırsınız, rakiplerinizi, ki onu yaptınız, Ekrem İmamoğlu’nu, seçilmiş Cumhurbaşkanı adayımızı hapse aldınız, on dört aydır soruşturmalar sürüyor. Eğer o size yetmezse o zaman ana muhalefet partisini yani iktidar partisini sandıkta değiştirecek partiyi etkisiz hâle getirmeye çalışırsınız. Şimdi, on dört ayda eğer sonuç alsaydınız, 19 Marttan 21 Mayısa kadar geçen sürede sonuç alsaydınız belki CHP’ye bu operasyon olmayacaktı ama sonuç almadığınız için şimdi gerçekten hukukla izah edilemeyecek başka bir yola başvurdunuz ve rejimi tamamen ortadan kaldırdınız. Bakın, bu Anayasa’ya göre siyasi partiler demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır. Onların yaşamları, siyasi faaliyetleri herhangi bir üyenin, herhangi bir delegenin, herhangi bir zaman diliminde, herhangi bir mahkemeye açacağı davayla tehdit edilemez ve işleyişleri, kongreleri seçim yargısının denetimine tabidir. Anayasa’ya göre bu böyledir. Siyasi Partiler Yasası’na göre bu böyledir. Yoksa her siyasi parti içerisinden herhangi bir üyeyi, delegeyi bulursunuz, harcını yatırır, herhangi bir zamanda dava açar. O zaman siyasi partiler de kalmaz, çok partili siyasi yaşam da kalmaz, seçim de kalmadı”
“AĞIR BİR SİYASİ ORTAMDAYIZ”
AK Parti’nin kuruluşundan bu yana kongrelerini tek adayla gerçekleştirdiğini söyleyen Tanrıkulu, bu durumun da dava konusu yapılabilecek bir örnek olarak değerlendirilebileceğini savundu. CHP kurultayına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının zamanlamasına da dikkat çeken Tanrıkulu, kararın Yüksek Seçim Kurulu’ndaki değişiklik sonrasında sisteme yüklendiğini öne sürdü. Tanrıkulu, “Bu karar 5 Marttan önce verilmiş ama UYAP’a yüklenmemiş, neden? Yüksek Seçim Kurulunun değişmesini beklemişler. 6 Mayısta değişmiş, bayram tatilini beklemişler ve ona göre UYAP’a yüklemişler. Karar çok açık; bakın, herhangi bir hukukçunun okuduğunda anlayacağı kadar açık. Bu kadar ağır bir siyasi ortamdayız ama size buradan ifade edeyim, özellikle Adalet ve Kalkınma Partililere: Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız” dedi.




