(ANKARA) – CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, TBMM’ye sunulan 12. Yargı Paketi’ne ilişkin, “Toplumun hiçbir beklentisini karşılamayan, tümüyle bürokratik ve vatandaşın işine yaramayacak bir düzenlemeler bütünü. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni iş olsun diye çalıştırmaktan vazgeçin de bir vatandaşın bir yarasına merhem olun” dedi.
Günaydın, TBMM’ye sunulan 12. Yargı Paketi’ne ilişkin değerlendirmede bulundu. Günaydın, açıklamasında şunları söyledi:
“12. Yargı Paketi, toplumun uzunca bir süredir beklediği düzenlemeleri içermesi gereken paket, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunuldu. İşte bu paket, 24 Haziran Çarşamba günü Adalet Komisyonu’nda görüşülmeye başlanacak. Peki toplumun buradan beklentileri neydi? Açıkça söyleyelim; Türkiye’de cezaevlerinin kapasitesi 305 bin. Buna karşılık 415 bin kişi cezaevlerinde kalıyor. Dolayısıyla vatandaşlar bir infaz düzenlemesi bekliyor. 110 bin kişiyi tutuklamışsın, cezaevine koymuşsun ama yatacak yer gösteremiyorsun. Bu bağlamda kovidden dolayı yatanlar, IBAN sorunu nedeniyle orada kalanlar ve buna benzer çeşitli suçlardan cezaevlerinde kalan insanlar, bir infaz düzenlemesi olur mu diye buranın yolunu gözlüyorlar. Diğer taraftan siyasi tutuklular var, çok sayıda. Uzun tutukluluk süreleri, haksız tutukluluk, yargılamanın tutuksuz yapılmasına yönelik beklentiler, iddianamenin çıkma süresi, iddianameden sonra belirli bir zaman dilimi içerisinde dava açılmazsa insanların tahliye edilme zorunluluğu… Böyle beklentiler vardı. Peki bu pakette, bu 30 maddelik pakette bunların herhangi birisi var mı? Yok.
“DAĞ FARE DOĞURDU”
Peki olanlar neler? Ben size söyleyeyim. Örneğin idare mahkemelerinde tek hakimle görülebilecek davaların kapsamı genişliyor. Bize ne? Noterlikle ilgili bazı düzenlemeler yapıyorsun. Adli Tıp Kurumu’yla ilgili, bilirkişilikle ilgili bazı düzenlemeler yapıyorsun. İcra takibinde bulunanlara önceden hesap numarası bildirme zorunluluğu getiriyorsun. Ortaklığın giderilmesi davalarında çeşitli düzenlemeler yapıyorsun. Duruşmalar arasındaki süreyi maksimum 3 ay tutuyorsun. Kaç ay olmalı ki zaten? Elbette böyle olmalı. Ses ve görüntü nakli yoluyla girilebilecek duruşmaların kapsamını genişletiyorsun. Zaten teknolojinin gerektirdiği bir şey. Benzeri düzenlemeler… Hepsi bu kadar. Dolayısıyla dağ fare doğurdu. Toplumun hiçbir beklentisini karşılamayan, tümüyle bürokratik ve vatandaşın işine yaramayacak bir düzenlemeler bütünü. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni iş olsun diye çalıştırmaktan vazgeçin de bir vatandaşın bir yarasına merhem olun be kardeşim.”




