Haber: Erva GÜN
(ANKARA) – Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yarın tüm camilerde okutulacak cuma hutbesinde, yaklaşan Aşure günü ve Kerbela faciasına dikkati çekerek, başta Gazze ve Filistin olmak üzere İslam coğrafyasında yeni Kerbelalar yaşatmak isteyen şer odaklarına karşı birlik, beraberlik ve kenetlenme çağrısı yaptı. Hutbede, “Cenab-ı Hakk’ın, ‘Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın’ emri gereğince birbirimize kenetlenmeli, İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız” denildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, cuma hutbesi, “Birlikte Rahmet Vardır” başlığıyla yayımlandı. Muharrem ayının manevi iklimine ve yaklaşan Aşure gününe dikkati çekilen hutbede, birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verilirken İslam dünyasındaki acılara da değinildi.
Hutbede, Allah’ın saygı duyulmasını emrettiği dört aydan biri olan ve Hz. Muhammed’in “Hürmete layık” olarak zikrettiği Muharrem ayının manevi iklimi içerisinde bulunulduğu belirtildi. Resul-i Ekrem’in, “Ramazan’dan sonra tutulan en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur” buyurduğu aktarılan hutbede, bu mübarek ayın ibadet, taat, hamd, şükür, tövbe ve istiğfarla değerlendirilmesi gerektiği hatırlatıldı.
Önümüzdeki perşembe günü Aşure gününün idrak edileceği belirtilen hutbede, “Birçok peygamberin hayatında önemli gelişmelere sahne olan Aşure günü, ne hazindir ki, Sevgili Peygamberimiz’in, ‘Cennet gençlerinin efendisi’ diyerek övdüğü, torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ile çoğu Ehl-i Beyt’e mensup yetmişi aşkın Müslümanın Kerbelâ’da acımasızca şehit edildiği gündür” denildi.
“KERBELA, MÜMİNLERE BİRLİK VE BERABERLİĞİ HATIRLATIR”
Kerbela’nın müminlere birlik ve beraberlik içinde hareket etmeyi, ayrılık ve gayrılığa düşmemeyi hatırlattığı vurgulanan hutbede, bu olayın hak ve hakikati ayakta tutmayı, adaletten ve iyilikten ayrılmamayı anlattığı dile getirildi.
Hutbede, “Kerbela, aramıza fitne ve fesat tohumu ekmek, kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenlere karşı feraset ve basiretle davranmamızı tavsiye eder. Sevgili Peygamberimiz’in, ‘Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır’ uyarısına kulak vermemenizi, sevinci ve nimeti paylaştığımız gibi hüznü ve meşakkati de paylaşmamızı telkin eder” ifadelerine yer verildi.
“GAZZE VE FİLİSTİN’DE YENİ KERBELALAR YAŞANMASI İÇİN…”
İslam coğrafyasında yaşanan olaylara da değinilen hutbede, inananları acı ve gözyaşına mahkum etmek, İslam beldelerinin yer altı ve yer üstü zenginliklerini sömürmek isteyen zalimlerin, başta Gazze ve Filistin olmak üzere birçok farklı coğrafyada yeni Kerbelalar yaşanması için her türlü yolu denediği ifade edildi.
Ümmet-i Muhammed olarak bir daha aynı hüznü yaşamamak ve şer odaklarını sevindirmemek için aradaki ihtilafları derinleştirmek yerine ortak paydada buluşmanın yollarının aranması gerektiği çağrısı yapılan hutbede, “Zira Rabbimiz bir, Peygamberimiz bir, Kitabımız bir, Kıblemiz birdir. Cenab-ı Hakk’ın, ‘Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın’ emri gereğince birbirimize kenetlenmeli, İslam kardeşliğine zarar verecek her türlü söz, tutum ve davranıştan kaçınmalıyız” vurgusu yapıldı.
Hutbenin son bölümünde, başta Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt-i Mustafa olmak üzere, din, vatan ve mukaddesat uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerin rahmetle yad edildiği belirtildi.




