1. Haberler
  2. Bülten
  3. Ali Babacan’ın Küresel Finans Forumu değerlendirmeleri Çin basınında geniş yer buldu

Ali Babacan’ın Küresel Finans Forumu değerlendirmeleri Çin basınında geniş yer buldu

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın, 2026 Tsinghua Küresel Finans Forumu’nda yaptığı değerlendirmeler ve forum kapsamında verdiği özel söyleşiler, Çin’in önde gelen medya kuruluşlarında geniş yer buldu. 

Ali Babacan’ın Küresel Finans Forumu değerlendirmeleri Çin basınında geniş yer buldu
service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

(ANKARA)- DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın, 2026 Tsinghua Küresel Finans Forumu’nda yaptığı değerlendirmeler ve forum kapsamında verdiği özel söyleşiler, Çin’in önde gelen medya kuruluşlarında geniş yer buldu. 

Ali Babacan’ın 2026 Tsinghua Küresel Finans Forumu’ndaki değerlendirmelerine ve forumda verdiği özel söyleşilere, Çin’in önde gelen yayın kuruluşları Global Times, National Business Daily, Sina Finance, Beijing Business Today ve Baidu Baijiahao geniş yer ayırdı. Babacan, uluslararası para sisteminin siyasetten arındırılması, kapsayıcı çok taraflı kurallar ile yükselen ekonomilerde kurala dayalı yönetişim ve yapısal reformların önemine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu. 

ÜÇ OLASI SENARYO 

National Business Daily’ye verdiği özel söyleşide Babacan, uluslararası rezerv para birimlerinin siyasallaştırılmaması çağrısında bulundu; yükselen piyasaların kısa vadeli parasal teşviklere aşırı bağımlılığı terk ederek yapısal reformları ilerletmesi gerektiğini belirtti.  Mevcut sistemdeki güven krizinin temel nedenlerini ele alan Babacan’a göre bazı büyük para birimleri başka ülkelere karşı siyasi araç olarak kullanıldığında, bu para birimlerine hem işlem aracı hem de ülkelerin döviz rezervi olarak duyulan güven zayıflıyor. Babacan’a göre finansal altyapının bu şekilde siyasallaştırılması, birçok ülkeyi alternatif çok taraflı iş birliği mekanizmaları aramaya yöneltiyor. Babacan, küresel para sisteminin gelecekte nasıl evrilebileceğine ilişkin 3 olası senaryodan söz etti. Babacan’a göre birinci senaryo, tam parçalanma; yani ülkelerin finansal sistemlerinin birbirinden tamamen kopması, ikinci senaryo, etkin biçimde yönetilen ve koordine edilen çeşitlenmiş bir sistem ve üçüncü senaryo ise yüksek düzeyli küreselleşmeye geri dönüş. 

DİYALOG MEKANİZMALARI ÇAĞRISI

Babacan, büyük ekonomiler arasında sistematik ve düzenli diyalog mekanizmaları kurulması çağrısında bulundu. Yükselen piyasalardaki makroekonomik belirsizlik dönemine ilişkin ise makroekonominin doğası gereği döngüsel dalgalanmalar içerdiğini ve politika yapıcıların döngü karşıtı ayarlamalar yapabilme kapasitesine sahip olması gerektiğini belirtti. Babacan’a göre maliye politikası ve para politikası yüksek düzeyde disiplinli olmalı; dış finansal dalgalanmalara başarıyla dayanabilen ülkeler, genellikle sağlam ve iyi işleyen bir finans sektörüne, güçlü bir yargı sistemine ve yüksek düzeyde şeffaf bir hukuk devleti ortamına sahip. 

YÜKSELEN PİYASALAR İÇİN 3 TEMEL DAYANAK

Babacan, yükselen piyasaların belirsizliklerle dolu küresel dönüşüm sürecinde çıkış yolu bulabilmesi için nihai dayanağın 3 alanda yattığını belirtti. Sina Finance’a değerlendirmelerde bulunan Babacan, mevcut uluslararası ortamda küresel yönetişim sisteminin güvenilir işleyiş kuralları ve etkili çok taraflı mekanizmalar üzerine kurulması gerektiğini belirtti. Babacan, “Bu, ülkeler arasındaki güven kaybının devam etmesini yavaşlatmak açısından acil bir ihtiyaçtır. Kapsayıcılık, uluslararası finans kuruluşlarının reformunda temel yön olmalıdır. Mevcut Bretton Woods sistemi ve benzeri uluslararası kurumların temsil yapısı yeterince demokratik, eşitlikçi ve adil değildir. Çok sayıda ülkenin sesi etkili biçimde duyulamamaktadır. Bu nedenle reform yoluyla hem küresel hem de bölgesel düzeyde ülkelerin temsil kabiliyetinin artırılması gerekmektedir” dedi. Babacan ayrıca, likiditenin az sayıda ülkeye tanınmış bir ayrıcalık değil, küresel ölçekte erişilebilir ortak bir imkân olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.

“ÇİN’İN GELECEĞİ YALNIZCA BÜYÜMENİN MİKTARINDA DEĞİL; NİTELİĞİNDE”

Ali Babacan, mevcut uluslararası para sisteminde ortak bir koordinasyon merkezinin bulunmadığını ve birden fazla sistemin yan yana var olmasının artık kaçınılmaz bir eğilim haline geldiğini de söyledi. Global Times’a yaptığı değerlendirmede Babacan, “2018 yılında Şanghay’da yaptığım konuşmayı düşündüğümde, o gün dile getirdiğim bazı değerlendirmelerin bugün karşılık bulduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum. O dönemde Çin’in geleceğinin yalnızca büyümenin miktarında değil; niteliğinde, sürdürülebilirliğinde ve kapsayıcılığında olduğunu ifade etmiştim. Bugün, küresel dalgalanmalara rağmen Çin ekonomisinin istikrarlı biçimde büyümeye devam ettiğini gördüğümüzde, bu yaklaşımın yalnızca teorik bir değerlendirme olmadığı, sahada da karşılık bulduğu daha açık biçimde görülüyor” ifadelerini kullandı. 

“ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK GİDEREK DAHA ÖNEMLİ HALE GELMİŞTİR”

Çin’in teknolojik gelişimine değinen Babacan, “Çin’i her ziyaret ettiğimde, ülkenin ulaştığı teknoloji düzeyinden etkileniyorum. Çin bugün teknolojinin birçok alanında önde gelen ülkelerden biri haline gelmiştir. Yapay zekânın hızlı gelişimiyle birlikte, bu teknolojinin ülke genelinde günlük hayata giderek daha fazla entegre olduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum. Eğitim, sağlık, altyapı, kamu yönetimi ve güvenlik alanları, yapay zekâ uygulamaları bakımından önemli alanlardır” diye konuştu. 

Küresel ticaretteki belirsizlikleri değerlendiren Babacan, “Küresel ticaret bugün son derece öngörülemez bir dönemden geçiyor. Bunun nedeni yalnızca Orta Doğu’da son yaşanan jeopolitik gerilimler değil, aynı zamanda bazı Batılı ülkelerde görülen ani politika değişiklikleridir. Vergilendirme veya ticaret kurallarındaki ani değişiklikler, yatırımcıların ve ticaret şirketlerinin plan yapmasını son derece zorlaştırmaktadır. Öngörülebilirlik giderek daha önemli hale gelmiştir. Bugün itibarıyla Çin’in ticaret politikalarının karşılaştırmalı olarak daha öngörülebilir ve istikrarlı seyrettiğini gözlemliyoruz” dedi. 

“ÇİN, KURUMSAL ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİYLE ÖNE ÇIKMAKTA”

Babacan, kurumsal kapasitenin önemine ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

“Çin, kurumsal öngörülebilirliğiyle öne çıkmaktadır. Bu durum tesadüfi değildir; ülkenin farklı sektörler arasında koordinasyon sağlayabilme ve çok yıllı planlama yapabilme kapasitesinden kaynaklanmaktadır. Bu kurumsal kapasite, zorluklar ortaya çıktığında daha koordineli ve etkili bir politika tepkisi verilmesine imkân sağlamaktadır. Ayrıca Çin’in eğitim, mesleki eğitim ve dijital okuryazarlık yoluyla insan sermayesine yaptığı stratejik yatırımlar güçlü bir temel oluşturmuştur. Buna ülkenin ileri teknolojileri benimseme kapasitesi de eşlik etmektedir.”

“UZUN VADELİ MAKROEKONOMİK İSTİKRAR, SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜMENİN TEMEL ZEMİNİDİR”

Makroekonomik istikrara ilişkin konuşan Babacan, “Bir diğer kritik unsur makroekonomik istikrardır. Çünkü istikrar hem piyasa güvenini hem de toplumdaki güven duygusunu destekler. İstikrarsızlık dönemlerinde piyasa güveni ve kamuoyu güveni aşınabilir, bunları yeniden kazanmak ise uzun zaman alır. Bu açıdan Çin, dünyaya önemli bir örnek sunmaktadır: Uzun vadeli makroekonomik istikrar, sürdürülebilir büyümenin üzerine inşa edilebileceği temel zemindir. Küresel ekonominin zorlandığı bir dönemde Çin’in istikrarlı yaklaşımı, yalnızca bir kalkınma deneyimi sunmakla kalmamakta; aynı zamanda küresel güven ortamına da katkı sağlamaktadır” ifadelerini kullandı.

Ali Babacan’ın Küresel Finans Forumu değerlendirmeleri Çin basınında geniş yer buldu
+ - 0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.