Bugün - 25 Haziran 2019 Salı
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Sayfa 5
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.haberkahramanmaras.com Logo
-
Kahramanmaraş 19°C
Yazar Detayları

Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU

Dr. Yunus ÇOLAKOĞLU - SEÇİMLER VE MUHACİRLER

SEÇİMLER VE MUHACİRLER
Yazı Tarihi: 10 Nisan 2019 Çarşamba
 
Yerel seçimler öncesi iktidar ve muhalefet partileri arasındaki karşılıklı münakaşalar ve sert tartışmalar, temennilerin aksine, seçim sonrasında da devam edecektir.

İktidar partisinin seçimlerden yeni bir zaferle çıktığını iddia etmek elbette halihazırda mümkün değildir. Girdiği tüm yerel ve parlamento seçimlerindeki başarısını, büyük oranda, muhalefetin konsolide olamaması ve parçalı yapısına borçlu olan Ak PARTİ yapılan referandum ile başkanlık sistemine geçilince daha önce %30-40 aralığında kazandığı bir çok şehirde yenilgiye uğradı. MHP ile kurulan ittifakın aslında İYİ partinin kurulması ile tabanını ve  kadrolarını büyük oranda kaybeden MHP için bir cansuyu olduğu ve bu suyun kaynağının da bizzat Ak PARTI içerisinden MHP ye akan mecrada aranması gerektiğini siyasi gelişmeleri takip eden hemen herkes yakinen görüyor. Seçim sonuçları ile ilgili iktidar partisinin yaptığı hatalar için; kullanılan kuşatıcı ve birleştirici olmayan dilden, ekonomik krize ve bu krizi yönetecek ekonomi üst yönetiminin liyakatsizliğine, ortak akıl ve istişare kültürünün zayıflamasından iktidarın kronik yorgunluğuna, parti adına konuştuğu izlenimi veren trol ve gazeteci tayfasının sorumsuz ve seviyesiz tavırlarına, genç kitlelerle ortak bir dil  kurulamamasına, gün geçtikçe  bir çok nedenle partiden ayrılan iktidar kadrolarının kopardığı  küskünler topluluğuna, zedelenen adalet duygusundan, sorumsuzca tüketilen kamu kaynaklarına, liyakatsiz görevlendirmelerden ayrımcılık ve torpil iddialarına, kimi teşkilatların ortak bir mefkûre için çalışmaktan ziyade  bireysel menfaatlerin temini için gayret gösterdiği iddialarına  kadar bir çok iddia, yorum ve mülahaza doğru-yanlış, haklı-haksız(tespitlerin önemli bir kısmına katılmamak mümkün değil) olarak dilendirildi. İzmir, Aydın,  Adana, Tunceli gibi bir kaç il hariç klasik kemalist sol ve ulusalcı kimlikten ziyade merkez sağ seçmene fazla mesafeli olmayan adayları  büyük şehirlerde aday gösteren Ana muhalefet partisi Erdoğan ve AK PARTİ karşıtlığında birleşen tüm kesimlerin firesiz olarak oyunu alınca malum sonuç ortaya çıkmıştır. Elbette ki sonucu sadece yukarıda sayılan nedenler bağlamında ele almak vaķâ´yı tamamıyla doğru anlamak için yeterli olmayabilir. Bu bağlamda yapılan eleştirileri değerlendirip değerlendirmemek ve esaslı bir muhakeme, muhasebe ve arınma yapıp yapmamak en başta konunun muhataplarının tercihi ve meselesidir.

 

    Bu secim süreci ve sonrasında  Ülkedeki yaklaşık  dört milyon muhacir ile ilgili değerlendirmeler ve tasarruflar ise akıl , vicdan, ahlak, hukuk, insaf, inanç ve merhamet duyguları açısından ele alındığında kimi zaman net bir insanlık ayıbı ve zulme varan çağrılara şahit oluyoruz.Temelde  faşist ve zalim Nusayri azınlığın zulmünden kaçan ve Küresel güçlerin İstihbarat teşkilatlarının laboratuvarlarında üretilen  (İŞID, PYD v.b) örgütlerden  muzdarip halde Türkiye ye sığınan  ve büyük kısmı mağdur halde yaşayan yaklaşık 3.5 milyon  Suriye´li muhacir kardeşimiz için ise, özellikle muhalefet partisi adaylarının kullandığı tahkir edici dil ve propaganda yöntemi bize tanıdık geliyor. Avrupa´daki ırkçı ve faşist İslamofobik-  göçmen karşıtı siyasi hareketleri aratmayan sahnelere ve beyanlara şahit oluyoruz. Sözkonusu kişi ve Parti temsilcileri tıpkı Avrupa´daki muadilleri gibi göçmenlere merhamet gösterilmemesini, muhacirlerin ülkenin zenginliği için bir tehdit olduklarını  bir an önce sınır dışı edilmeleri  gerektiğini,  ülke vatandaşlarının yaralandığı eğitim,  sağlık gibi temel insani haklardan muhacirlerin eşit olarak yararlanmasının doğru olmadığını,  gelen muhacirlerin bir çok organize suç örgütü kurduğunu , cinayet , hırsızlık, gasp, taciz suçlarının müsebbibi olduklarını iddia ediyor. (Devletin resmi verileri bu oranların yerli halktan çok daha düşük olduğunu söylüyor.) Ayrıca muhacirlerin kurdukları işyerleri için devlete vergi vermedikleri gibi haksız,  yanlış ve yalan bilgiler ile bazı bölgelerde sonuç elde ettikleri görülüyor. Bu tarz ayrıştırıcı ve faşist dili kullanan siyasetçi ve sözümona sanatçı ve Aydın geçinenlerin bir kısmının Kıbrıs,  Batı Trakya, Kafkasya göçmeni olması ise bu bağlamda dikkat çekici ve bir o kadar da düşündürücü. (Genelleme yapmıyoruz. İlginçliğe dikkat çekiyoruz). Sekiz yıllık savaş sürecinde zikredilen laik ve seküler kimlikli bu kişi ve kuruluşların kendi şahsi imkanları ve dernek, örgüt, vakıf, parti imkânlarıyla muhacirlere bir şefkat eli uzattığına da toplum olarak şahit değiliz. Büyük devlet naraları  atan bu zevatın;  Dünyanın tüm büyük devletlerinde ciddi anlamda yabancı kökenli mülteci olduğu ve bu kişilerin o devletlerde birçok kademede çalıştığı gerçeğini görmeleri gerekiyor. Sadece Almanya´da üc milyona yakın Türkiye kökenli insanımız var ve bu insanlarımız Suriyeliler gibi çok daha zorunlu hayatı direkt tehtid eden  nedenler ile göç etmediler. Almanya´dan beklenen anlayış neden burada yaşayan muhacirlerden esirgenir.Türk kökenli dışardaki  iş adamı akademisyen,  siyasetçi ve sporcularla yeri geldiğinde  öykünen bu kişi ve kesimlerin kendi ülkemizdeki ayrıştırıcı,  dışlayıcı ve faşist tavırları her şeyden önce bir kişilik ve ahlak meselesidir.

    Seçim çalışmalarına;  kazandığında mültecilere yapılan gıda yardımını keseceğini vaad ederek başlayan Anamuhalefet partisi milletvekilinin mazbatasını  alır almaz Kur´an´ı Kerim´i öpüp  alnına koyduktan sonra ilk icraat olarak muhacirlere yapılan gıda yardımlarını kesen bir genelge yayınlaması,  muhacirlere işyeri açma ruhsatı vermeyeceğini beyan etmesi Demokratik seçimle gelen kişilerin icraatlarının hukukla her zaman mutlak anlamda uyuşmadığını asıl olanın seçilmek değil  hak, hukuk, maşeri vicdan, empati, adalet ve insana saygı ve merhamet duygusu olduğunu gösteriyor. Azgın seküler kesimlerin tüm şirretliğine ve çığırtkanlığına rağmen muhacir kardeşlerimizden mesleki ve teknik anlamda rüştünü  ısbat edenlere vatandaşlık verilip çalışmalarına imkan sağlanmalıdır. Hatta vatandaşlık alan bu kişilerden muhacir nüfusun yoğun yaşadığı Adana, Mersin, İstanbul,  Gaziantep, Kahraman Maraş,  Hatay, Kilis gibi şehirlerimizde belediye meclislerinde seçilmiş olarak bulunmaları  muhacirlere yönelik çalışmaların verimliliği açısından gereklidir. Diğer yandan ülkemizde doğan 400 bin muhacir çocuk, 600 bin öğrenci ve 20 bin üniversite öğrencisi için entegrasyon ve uyum eğitimleri verilmeli, aidiyet bilinci tesis edilmeli ve ülkemizin geleceğine katılımları sağlanmalıdır.

         Suriye´deki zalim rejim  durdukça  şehirlerin  alt yapıları tamamen yok olmuş halde iken tüm binalar ve kurumlar yerle bir edilmişken muhacirlerin tüm arazileri, yıkık evleri rejim ve kuzeyde de PYD tarafından gasp edilmişken İdlip, Fırat Kalkanı ve Zeytin dalı harekatı ile güvenli hale getirilen bölgeler gibi alanlar hariç, dönüş mümkün değildır. Bu gerçeklik ortada iken zorla baskı ve cebir ile bu insanları kitlesel olarak geri göçe zorlamak büyük bir zulüm, insani dram ve insafsızlıktır.

     Muhacirleri zorla kovup celladına teslim etmeyi savunan siyasetçilerin riyakarlıkla şov amaçlı öpüp alınlarına sürdükleri ilahi kitabımızın onlarca ayetinde Rahimiz olan Allah´ın şefkat ve merhamet emri adeta görmezlikten gelinerek, kendisine vahiy inzal olan kitabın ilk muhatabı Hz. Peygamber (s.a.v) rahmet, merhamet ve şefkat peygamberi iken ve muhacirlere mazlumlara zulme uğrayanlara yardım edilmesini emreden ayetlere rağmen, Kur´an´a yönelik bu sembolik yaklaşımın bizzat Kitap´taki karşılığı merhametten yoksun zalimlerin artan hüsranıdır.

Biz Kur´an´dan öyle bir şey indiriyoruz ki O müminler için bir şifa bir rahmettir. Zalimlerin ise ancak hüsranını artırır.” (İsra, 17/82)

 
İletişim E-Posta: www.gonulradyo.com - Telefon:
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

SEÇİMLER VE MUHACİRLER
Diğer Yazarlar

HAYAT MI? SEN Mİ?
KAHRAMANMARAŞ’TA İŞ GÜVENLİĞİ SAĞLANIYOR MU?
EN ACI
SEÇİMLER VE MUHACİRLER
BÜYÜK KÖYDEN BÜYÜK ŞEHRE
AKUSTİKHANE Bir hayattır özlediğim
DALKAVUKLUK
Zindanın Ziyası Mürsi
Doğunun İnsan Tezi
YARGI FET֒DEN NE KADAR TEMİZLENDİ?
Yazarlar 
www.haberkahramanmaras.com
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  
Çok Güzel1578 Kişi (%77 )
  
İdare Eder210 Kişi (%10 )
  
Biraz Kötü271 Kişi (%13 )

Toplam 2059 Kişi

KAHRAMANMARAŞ HAVA DURUMU

K.MARAS

Tarihte Bugün
1861 - Sultan Abdulmecid'in vefatı, Sultan Abdulaziz'in tahta çıkışı.
1950 - Kore Savaşı'nın başlaması.
Kim KimdirTümünü Göster
Günün Sözü
Sabrı olmayanlar ne kadar fakirdirler.
(Shakespeare)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sayfa 5
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,20ms