Bugün - 20 Ekim 2019 Pazar
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künye
Reklamlar
Sayfa 5
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.haberkahramanmaras.com Logo
-
Kahramanmaraş 19°C
Yazar Detayları

Mustafa SAYLAK

Mustafa SAYLAK  - İSLAM EKONOMİ MODELİNİN İLKE VE AMAÇLARINA TARİHSEL BİR BAKIŞ

İSLAM EKONOMİ MODELİNİN İLKE VE AMAÇLARINA TARİHSEL BİR BAKIŞ
Yazı Tarihi: 17 Eylül 2019 Salı

Ekonomik hayatın tarihi ilk insanla başlar.İlk Peygamber ve ilk insan olan Hz. Âdem (a.s)  ; çiftçilik, dokumacılık, aşçılık ve fırıncılık, İdris (a.s) terzilik, İbrahim (a.s) kumaş ticareti, Nuh (a.s) ile Zekeriya (a.s) marangozluk, İsa (a.s)ayakkabıcılık, Eyüp (a.s) çiftçilik ve hayvancılık mesleklerinin  önderlelerdir. Bununla beraber; Davut (as) zırh yapıp satıp geçimini sağlamanın yanında hem de infakta bulunmuştur. Yüce Allah’ın yardımıyla Süleyman (a.s); rüzgâr enerjisinden ve cinlerin işgücünden faydalanarak göz kamaştırıcı sarayların inşasına sahip olmuştur.

  Kur an ıkerimde; Kureyş kabilesinin ekonomik ayatına işaret edilmektedir.(Kur an ı kerim,,Kureyş suresi, 106).İslam peygamberi;Vahi ile muhatap olmadan  önce, Mekke de ticaret yaptımıştır.Yaşadığı şehir olan Mekke’nin dışına (Şam ve Yemen) bir bakıma ülke dışına ticari amaçlı seferlere çıkmıştır.Hayatının birçok alanında olduğu gibi ticari alanda da doğru sözlü, doğruözlü ve dürüst kişiliği nedeniyle güvenilir Muhammed diye anılmıştır. Peygamberliğinde de El-Emin sıfatı olan bu özelliğini sürdürmüştür.Ekonomik hayata ışık tutacak ölçüler getirmiştir. “Doğru sözlü ve güvenilir tüccar (Ahirette) peygamberler, Sıddıklar, şehitlerle beraberdir.” (1-Tirmizi Büyu 4, İbni Mace Ticaret 1-Darimi Büyu 8) buyurarak ümmetinin dürüst ticaret yapmasını istemiştir.Hangi kazancın daha üstün olduğu sorusuna “Kişinin elinin emeği ve dürüst yapılan alışveriştir” diye cevap vermiştir. Hicretten sonrada‘’Medine pazarı’’ olarak isimlendirilecek Pazar alanını kurmuştur. Pazar yeri olarakta Baki Mezarlığı bölgesini belirlemiştir.Sabaherkenden işe başlayan tüccarların ölüm duygusuyla dünya nimetlerine sorumsuz, sınırsız ve anlamsız bir boyutta bağlanmalarının önüne geçmeyi hedeflemiştir.Ölümle ticaret arasındaki duyguyu canlı tutmuştur.

 İslam ticari hayatında; meşru ve helal ticaret, ciddi anlamda teşvik edilmiştir.Doğru ve güvenilir tüccarlar övülmüştür. Bundan dolayı da sahabe-i kiram ticaretle iştigale ayrı bir önem göstermiştir. Sahabe-i Kiram kendi el emekleri ve alın terleri ile üretip, kazanıp geçimlerini sağlamaya ayrı bir önem vermişlerdir. Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Zübeyir, Abdurrahman Bin Avf gibi sahabeler ticaretle iştigal etmişlerdir. Çalışıp üretmeden, harcayıp tüketmeyi asla kabul etmemişlerdir. Mesela, Abdurrahman Bin Avf ;Medine’ye hicret ettiğinde Rasulullah (s.a.v) onu Sad B.erRebi el Ensari ile kardeş yapmıştır. Said Medine’nin zengini olduğundan Abdurrahman’a şu teklifte bulunmuştur. “Malımı seninle yarı yarıya paylaşayım ve seni evlendireyim”. Abdurrahman ona “Allah senin malını ve ehlini bağışlasın, sen bana çarşının yolunu göster” cevabını vermiştir. Pazardan yağ peynir vs.gibi ne buldu ise alıp satmıştır.Kar ederek rızkını temin ettir.

            Halifeler döneminde de ekonomik hayata yönelik düzenlemeler devam etmiştir. Bu bağlamda Hz. Ömer’in zaman zaman pazarı denetlemesi dikkat çekmektedir. Hz. Ömer bazen pazarda sadece yabancıları gördüğünde bundan dolayı üzülmüştür. Zaman zaman halkla yaptığı toplantılarda,ticareti bırakmalarından dolayı onları ikaz etmiş ve kınamıştır. Halkın kendisine ihtiyaçları olmadığı için ticaretten çekildiklerini söyledikleri zaman “Allah’a yemin olsun ki siz çarşı ve pazarı terk ederseniz; erkekleriniz yabancı erkeklere, kadınlarınızda yabancı kadınlara muhtaç olurlar”tesbitinde bulunmuştur. Ümmetin ticareti ihmal etmemesini istemiştir.

            İslam Âlimleri helal  ticareti asli kazanç yolları arasında saymışlardır. İmam Şafi ve İmam Ebu Hanife; dönemlerinde ticareti en ön planda tutmuşlardır. Hatta İmam’ı Azam Ebu Hanife’nin; döneminin önde gelen tüccarları arasında bulunduğu bilinmektedir.

            İslam’ın bütün dönemlerine bakıldığında ticaret sadece bir kazanç yolu değildir. Aynı zamanda İslam’ı tebliğ etme görevi olarak yapıldığını’da bilmekteyiz. İslamın;Dünyanın birçok yerlerine Müslüman tüccarlar tarafından ticaretle beraber tebliğ edildiği görülmektedir. Hatta Türklerin İslam’la tanışmasında ve Müslüman olmasında, Müslüman Arap tüccarların Türklerin yaşadığı bölgelere yaptıkları ticaret esnasında etkileşimlerin başladığı, sonuçta da Türklerin yavaş yavaş İslam’ı kabul geçtiği bilinmektedir. Mesela, İslam medeniyetiyle Avrupa’nın ilk tanışması İspanya’ya gelen Müslümanlar vasıtasıyla olmuştur. Akabinde  Müslüman tüccarların Avrupa içlerine kadar gitmesi, Avrupalı tüccarların İslam’la karşılaşmasına vesile olmuştur. Aynı durum Afrika’da, Asya’da ve Avrupa’nın birçok bölgelerinde, İslamiyet fetihlerden önce Müslüman tüccarlar vasıtasıyla girmiştir. Bu sebeple İslam medeniyeti ekonomik ilişkilerle beraber; bilgi, teknoloji ve yeni icatlarla karşılaşarak bilim ve teknoloji etkileşiminde bulunulmuştur. Bu bağlamda; Ashab-ı Kiramdan Temim ed Dari’nin , Şam taraflarındangetirdiği kandille;Mescid-i Nebevi’yi  aydınlatma durumu açık bir göstergedir.

Ticari etkileşimin İslam medeniyetinde birlikte yaşama tecrübesinin esası olan barış ve kardeşlik duygularının insanlarda oluşturduğu toplumsal yaşam biçimi, iç ticaretin etkileşiminin yanında, dış ticarette de insanlığın barış içerisinde yaşamasına katkı sağlamıştır. İslam medeniyetine bakıldığında ticaret bir amaç olmaktan öte; meşru ve helal rızık yolu, İslam’ı yaşama ve tebliğ metodundan ibarettir.

Günümüzde; ticetin şekli ve konusu değişmiş olabilir. Asılolan doğruluktur,Haram ve helal duyarlılığıdır.Kazancı paylaşmaktır.Kazanma ve harcamada ölçüyü kaçırmamaktır.Bu gününden; özü, sözü ve işi doğru geleceğin model tüccarlarını yetiştirmektir.

 

 
İletişim E-Posta: www.gonulradyo.com - Telefon: 05304261616
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

İSLAM EKONOMİ MODELİNİN İLKE VE AMAÇLARINA TARİHSEL BİR BAKIŞ
KURBAM MEDENİYETİ
Diğer Yazarlar

Gazeller
İSLAM EKONOMİ MODELİNİN İLKE VE AMAÇLARINA TARİHSEL BİR BAKIŞ
YALAKALIĞIN MODASI GEÇMİYOR
HAYAT MI? SEN Mİ?
ONİKİŞUBAT BELEDİYESİ NE YAPMAK İSTİYOR?
EN ACI
BU ŞARKI BURADA BİTMEZ
Çiçeksiz Yeşilliğe Ot derler
BARIŞ PINARI HAREKÂTI VE TEK YÜREK OLMUŞ TÜRKİYE
Toplumsal Enkazın Altında: “AİLE”
Doğunun İnsan Tezi
Fetö İftiralarıyle Aramızda Yaşıyor
Yazarlar 
www.haberkahramanmaras.com
Anket

Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?


  
Çok Güzel1590 Kişi (%77 )
  
İdare Eder210 Kişi (%10 )
  
Biraz Kötü272 Kişi (%13 )

Toplam 2072 Kişi

KAHRAMANMARAŞ HAVA DURUMU

K.MARAS

Tarihte Bugün
1773 - İkinci Varna Zaferi
1921 - Fransız'ların Anadolu'dan çekilmesi
Kim KimdirTümünü Göster
Günün Sözü
Verdiğini hatırlayan ve kalbinden geçiren kimse seha (cömertlik) ismine layık değildir..
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Sayfa 5
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,22ms